Sunday, 16 October 2016

Eski yazılarımı okudum ve beni  bunalttılar. Kim bilir o zamanlar ben kendimi ne kadar bunaltıyormuşum.
Daha doğrusu hissettiklerim beni ne kadar daraltıyormuş.
Düşüncelerimi, davranışlarımı, yaşantımı. Daraltıyormuşum.
İyi ki şimdi o hisler içerisinde kaybolmuş halde değilim.
Şu anda farklı, yine zorlukları olan ama en azından daha net hisler içerisindeyim.
Tek zorluğu özlem. "Long distance relationship"
Ama geri dönüp bakınca keşke dediğim hiçbir şey yok. Kaldı ki o bunalışların bana hayata, kendime ve ilişkilere dair pek çok şey öğrettiğini görüyorum.
Eskiden olduğumdan çok daha güçlüyüm, kendimin farkındayım ve ayaklarım yere daha güvenli basıyor.  Ah Antwerp, I've learnt so much from you, I've gained so much from you.
Bütün bu içinden geçmiş olduğum sürecin bu doğrultuda evrileceğinin de farkındaydım ve bunun için de seviniyordum. Şimdi olduğum yerden mutluyum fakat geleceklere karşı her zaman tetikteyim.
I am more aware of myself and my surroundings.

Ah!

Monday, 1 August 2016

Yes it burns.
This is how i exactly imagined it.
It burns my chest and ties my throat.

There is my little cat on my bed.
There is a man I love thousands of kilometers away.
Why can't I have both?

I fell for the guy.
I love the guy.
My guy.
My man.

And it hurts my memories to know that there isn't a certain date we'll see each other.
The only thing I know is I love him and he loves me back too.

That was all I've wanted.

Again crying. And I'm going to cry more for sure.

If there is someone sees everything from above, it knows I miss his everything.
His smell, his voice, his hair, chatting with him, listening to songs with him... why the hell am I writing I simply miss his EVERYTHING.

Cold wind doesn't help too. Adds up more weird feeling to the ones I already have now.

I just cannot stop the time. It is impossible. That makes me feel so vulnerable and small.

I even miss how he says "impossible" too.

I fell for the guy.

He said "this is even worse than breaking up" on our last night.
That was true. That is true.

Now I feel so tired but also so shitty thag shittiness keeps me awake.

I just want to hug him and sleep. This is all I want. To smell his hair, kiss him on the lips, hug him and sleep.

This burns.

Sunday, 31 July 2016

I havent qeitten here for a while.
Because i didnt have the time and the influence.

Because I was happy.
I am happy.

But will drawn into pitch darkness soon.

Hard to say "Next time"

Friday, 17 June 2016

Kirli beyinleriniz, gelişmemiş karakteriniz, başkalarından duyduğunuz "fikirleriniz" ve bu fikirlere dayanarak yaptığınız yargılamalar, suçlamalar, hareketler, kötülerler...

Bizi bu dünyayı sevmekten, yaşamdan zevk almaktan -alabilmekten- alikoyamayacak ve biz hayattan size ve sizinle beraber gelenlere ragmen zevk alabilirken siz kendi kucuk karanlik kosenizde cildiriacaksiniz.

Neden bu tarafa gelmiyorsunuz da balçık içinde gittikçe daha da pislige gömülüyorsunuz?

Buraya gelin, hayat burada çok aydınlık ve cok güzel. Yapacak, öğrenecek, kesfedecek çok şey var. Dunyanin bir diger ucunda bambaska cennetler var. Daha varlığından bile haberdar değilsiniz.

Sevgi var, sevgiyi tatmanız gerek. Uzun süredir görmediğiniz arkadasınızi gördüğünüzde hissetiginiz, sevgilinize sarildiginizda hissettiginiz, yeni bir ülke, şehiri "fethettiginizde" hissettiginiz, baska bir dilde baska bir kulturden insanlarla anlastiginizda hissettiginiz, tanimadiginiz biriyle kolkola ayni sarkiyi soylediginizde hissettiginiz...

Bu ve bunun gibi daha varligindan haberdar olmadığınız duygular bambaska.

Kaliplarinizdan cikin artik.
Ben dunya vatandasiyim diyebilin.
Bir baskasini rengine, diline, dinine, cinsel yonelimine, maddi durumuna göre yargilamayin artik.

Ayni dili konusmasaniz bile vucut dilimiz var, ayni dili bilmeden bir duyguyu paylasmak bambaska. Muzik ne guzel bir ornek buna mesela.

Neden butun bu duyguları goz ardi ediyorsunuz? Neden hayatınızı başkalarının ne yaptigini dusunmeye, sizin bile olmayan sahte dusuncelerle dusunmeye adiyorsunuz?

Gelin anlasamadigimiz bir konu varsa karsilikli konusalim, konusurken cayimizi icelim, fikirlerimizi paylasalim. Kargasaya gurultuye kavgaya ne gerek var.

Hayat bunun icin fazla guzel, neden bunu goremiyorsunuz?

Kukla olmayin artik, hayatinizi kendiniz yonetin, iplerinizi kesmek aslinda o kadar kolay ki.

Bir baskasina gulusemek o kadar kolay ki.

Insanlar bir merhaba yakininizda oysa ki.

Artik kendi ve baskalarinin hayatini karartmayin, sondurmeyin.

Bir seyleri degistireceksek beraber degistirelim, daha da iyisini arayalim. Ama bunlari hep beraber yapalım.

Bunu neden basaramiyoruz... Neden birbirkmizi sevmeye gucumuz yeterken dusman oluyoruz.

Gelin artik buraya.

Saturday, 11 June 2016

Kahvaltı yapıp uyuduğum sıkıntılı günler.
Aşağıdaki masayı neden kaldırdılar, orayı baya seviyordum.
Belki de külleri yere attığım içindir.
Meh her neyse.
Bir küçük o zaman, beni camda içmeye teşvik ettiler.
Sorry dears but fuck you.