Sunday, 27 December 2015

Gitmiyor lanet olsun 
GİTMİYOR
İstemiyorum. Onu tanımak da istemiyorum. Onun varlığından haberdar olmak istemiyorum. Onun var olduğunu bilmek istemiyorum. 
İSTEMİYORUM 
Hiç aklına 
Gelmiyorum İŞTE
GELMİYORUM 
Çıldırdığımı biliyor mu hala, hiçbir zaman anlayabilmiş miydi
ÇILDIRDIĞIMI 
Başka bir insan için bunları hissetmenin nesi mantıklı? DEĞİL.
MANTIKLI DEĞİL! DEĞİL! DEĞİL! NEDEN BENİM KONTROLÜMDE DEĞİL? 
Benim kontrolümde mi?
HALA
Neden gitmiyor 
Gitmek zorunda, neden zorunda?
Neden gitmek zorunda?
Neden unutmam GEREK
Neden herkes "HALA MI" DİYOR
SİZE NE! 
Kendimden kopmaya başladım. 
Onun için hem fazla, hem de değil
Zaten hiçbir zaman bilmedik. Bilmiyorum.
O biliyor muydu? Yok, o her şeyden bihaber olandı. 
Hiçbir zaman bir tutarlılığı oldu mu? Garip biri o, karışık biri, aslında çok da düz biri. İşte, ortası yok.
Hem akıllı hem salak. Hem yakışıklı hem çirkin. Hem düşünceli hem düşüncesiz. Hem bencil hem açık. Hoş sohbettir ama kötü şakalar yapar ama yaptığı kötü şakalar bile nasıl oluyorsa garip bir şekilde komik gelir. Daha fazla ondan bahsetmeyeceğim.
Daha fazla ondan bahsetmeyeceğim mi? Bütün yazılarım ona adanmış. Neyin kararı şimdi bu?
Hiçbirinin ortası yok onda. Neden. Ben. Seni. Aldım. Bu. Kadar. Büyüttüm. ?.
Neden diye sorma Sena. CEVABINI BİLİYORSUN.
Bu daha ne kadar devam edecek? -HAYIR!
BENİM ELİMDE DEĞİL. -HAYIR.
İpler elimdeyken verdiğim kararları gördük. Şimdi meyvelerini yiyoruz.
Ne yapacağım? 
Nereye kadar saklayacağım, benimle ne zamana kadar kalacak? Gitmesin ve gitsin.
Gelmesin ve gelsin.
Çok saçma. 


O.
Sanrılar.
Gelmesin.



Wednesday, 23 December 2015

Soğuk bir yaz akşamı

Sigara elimden düşmüyor, sigarayla yazı yazması zor oluyor belki o yüzden yazmıyorumdur.
Ben hep kendimi kandırmamaya çalıştım ama bir yandan da içimdeki o umudu atamadım.
Her o umut beslendiğinde en kötüsünü düşündüm. Başka seçeneğim var mıydı bilmiyorum. Bütün ipler onun elindeydi, duygularıma onun tavırlarına, söylediklerine, onun hislerine -tahmin edebildiğim kadarıyla, bir de en kötüsüne odaklandığımı var sayarsak...- göre yön vermeye çalışıyordum.
Neyse geçelim bunları.
Hala nasıl oluyor da onun için ağlayabiliyorum? Hala utanmadan onunla planlar yapmaya uğraşıyorum. Hep ben uğraşıyorum. Kendi içimde. Bazı zamanlarda çok da istekli gözükmemeye çalışıp ona da söylüyorum. Onun tarafından nasıl algılanıyor bilmiyorum. Pek de ciddiye alınmıyorum sanırım. Bak yine en kötüsü...
Neden bu kadar karmaşık olmak zorundaydı?
Aslında o kadar da karmaşık değil olay. Bir taraf seviyor bir taraf sevmiyor. Bu kadar basit.
İşte bu kadar basit. 
Bunu kabul etmek istemiyorum içten içe. Kendimi kandırdığım zamanlarda kendime açık da davranıyorum.
Soğuk bir yaz akşamı. Onu hatırladığımda hissettiğim şey bu. Soğuk bir yaz akşamında hissettiklerim. 
Bir başkası tarafından sevildiğini, bir başkasını sevdiğini ve bir ilişki kurabilme ihtimalinin olduğunu bilmek, evet, üzüyor. 
Azalmıyor. Nasıl azalmıyor? Neden gitmiyor, bilmiyorum. 
İçimde hala bir umut var mı onu bile bilmiyorum artık. Hislerim, düşüncelerimi bilmiyorum, bana dönmüyorlar. Onları uzun bir zaman önce kendimden uzaklaştırdım. Uzaklaştıramadım aslında, yok saydım. Evet hislerimi ve düşüncelerimi uzun bir zamandır yok sayıyorum ve artık onlara karşı bir seçiciliğim kalmadı. Şaşkınlık içinde bu hislerin kaynağını bilmeden onları bastırabildiğim kadar bastırmaya çalışıyorum. Şu anda olduğu gibi bazen küçük bir dokunuşla patlayıveriyorlar.

10 Mayıs 2015 onunla geçirdiğim en güzel gündü. O günün akşamı da soğuktu. En azından bana üzerindekini vermişti. 
Şu anda soğuktan titriyorum.

O kadar umurunda değilim ki. Beni o kadar sevmiyor ki.
Bunların olmasını da ben sağladım. 

Onunla görüşmemek benim için iyi olacaktı. En azından o zaman bundan çok emindim. 
Salağın tekiyim.
Hislerim aynı kaldı, tek olan şey onu kendimden daha da uzaklaştırmak oldu. 
Belki de onu hiç adam yerine koymayıp var olan şeyleri anlatmamalıydım. 
O'na.
5 seneden uzun bir süredir aklımda olan adama.

Ne istiyorum? Evet şu anda biliyorum ne istediğimi ama buraya yazmayacağım. Utanıyorum. Sizden(?) değil, kendimden.


Aklına geliyor muyum acaba diye düşünüyorum elbette. Aklına geliyor muyum, aklına ne şekilde geliyorum ve aklına geldiğimde ne hissediyor, ne düşünüyor.
Birazcık bile olsa üzülüyor mu.

"I'd like to be someone you could finally learn to love again" Heart of Chambers - Beach House

İşte böyle. Hala azalmadı, hala bitmedi. Öyle ya da böyle. Olmayışıyla hala burada.


Sunday, 20 December 2015

Why I just cannot win with you?
He does not love you.
You have to accept it.

He does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you someday he might love me he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love he does not love you our time will come he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you he does not love you
Is there an end for this?
No matter of what I can't stop dreaming.
HE DOES NOT LOVE ME! OUR TIME WILL NEVER COME.

Monday, 14 December 2015

I feel like something is very wrong right now. What is it? Why do I feel like this all of a sudden?

Monday, 7 December 2015

Friday, 27 November 2015

Geçen sene tam bugün ne yaptığımı hatırlıyorum.
O adamı sevebileceğime kendimi inandırmıştım. Diğer yandan da beni herkesten daha çok heyecanlandıran, yok olamayan, azalmayanla konuşuyordum. Aklımda o varken karşımdakini sevebileceğime inandırılmıştım. Kendim tarafından.
1 sene önce bugün. Çok taze.
Korkularım şu azıcık zamanda o kadar arttı ki.
Hala üzerimden onu atamıyorum. Atmak mı istemiyorum, gerçekten atamıyor muyum artık düşünmüyorum. Nereye çekiyorlarsa oraya gidiyorum, şu histen çok bunaldım. 27, ardından zincirleme başka düşünceleri de getirdi. "Keşke o sahneye çıkarken o tshirtü giymeseydim, keşke benimle konuşmak için hiçbir yolu olsaydı, onu tanımasaydım"lara kadar geldim.

Ne yazık ki hala o iğrenç umut var içimde. Hala.
Hala nasıl hayatta kalabiliyor? Hiç gururu yok belli ki bu umudun. Ne zaman yılacak ve ne zaman sıkılacak?
Zamanımız hiç gelmeyecekmiş gibi hissettiriyor artık. Kötü senaryolarımı buraya yazmayacağım. Çok da olasılıksız değiller ama şu anda neyse ki uzak gibi duruyorlar. Evet, en azından şu anda uzak.
Neyse, uzun zamandır hislerimi dışa vuramıyordum. Şimdi başardım.
İyi oldu.
Cheers.