Friday, 16 August 2013

5 sene önce ben en büyük hatalarımı yapıyordum, şimdiyse benim 5 sene önceki yaşımda olanar ilk büyük hatalarını yapacaklar.Onlara "Durun yapmayın" demek onların hayatından bir cok şeyi çalmak olurdu. Çünkü ben onlardan çok şey öğrendim.Birkaç sene sonra kendi kendilerine "Neden?" diye soracaklar ama daha sonra anlayacakar.Zor yoldan öğrenmek ama gerçekten öğrenmek ve onların hata olduğunu kabul etmek onları çok ileriye taşıyacak.
Şimdi anlamasalar da,birkaç sene sonra anlamasalar da 5 sene sonra anlayacaklar.
Onun içindeki iyiliği görüyorum ve onu battığı yerden çıkarmak istiyorum. Çıkaracağım da.Ona iyi geleceğim.O bunu bilmese de onun şansı benim.
Çevresindekiler onun için üzülüyorlar ama hiçbir sey yapmıyorlar kendilerinin de o bataklığa saplanacaklarından korkuyorlar.O onları da oraya çekermiş.Çok bencilce ama bir o kadar da haklılar.Böyle şeyler kendini bilme meselesi.Yinede en yakınlarının bunları söylemesi üzücü.
Benimse o pisliklerle işim yok artık. Ne cesaretim var ne de kendi soyut dünyamda boğulmak gibi bir isteğim. Korkum beni onlardan uzak tutuyor.Bu iyi bir şey,korku işe yarıyormuş demek.Onu anlıyorum çünkü bende oradayım.Ben sadece şanslıydım çünkü kendi gerçeklerimden kaçacağım derken daha kötülerini gördüm.Onaysa soyutlanmasında yardımcı oluyorlar.
Ben onun gerçekliğine bir neden vereceğim. Burada kalması için bir neden olacağım,belki de tek neden... Kaçmasındaki sebepleri,o kimseye anlatamadığı sebeplerini bir bir dinleyeceğim.
Kim ne derse desin ben onu görüyorum,okuyorum.Onu benden başka kimse oradan çıkarmaya yeltenmez.Onu kimse kurtaramaz,sadece ben.
The world is on fire and no one can save you but me.

Wednesday, 14 August 2013

Biraz önce aylar önce yazdığım bir yazıyı okudum babaanne.Seninoe ilgili bazi seyleri unutmuşum,uzuldum.Ah babaanne bu bayramda sensizdi.O odaya girdim ve senin masaya koymus oldugun vazonun uzerindeki fotografina baktim.o fotografta taktigin sal bizde babaanne.o evde hala sen varsin ama.senin duzenin,senin ortulerin,senin vazolarin.Metecwn'la benim olan cercevelenmis fotograflar.keske burada olsaydin da biz eve giderken bizi kapidan izleseydin.simdi kapi biz ciktigimiz anda kapaniyor.ne gari0 degil mi?boyle kucuk bir sey senin yoklugunu nasil acik ediyor.Dedem yine unutmadi bana para vermeyi.ah babaannem...
Her o tadı aldığımda sordum kendime ve etrafimdakimlere "Neden bunu kendimize yapıyoruz?".Cevabımız yoktu, elbetteki vardı ama birbirimize verebileceğimiz cevaplar değildi onlar.Yüzleşmekten korkuyorduk sadece.Sözler ete kemiğe büründüğü zaman bir gerçeklik kazanır,onları evrene kavuşturduğumuzda gerçek olurlar.Suskun kaldık çünkü yüzleşmekten korktuk,onları gerçek yapmaktan korktuk.Her zamanki gibi içimizde yaşadık bütün acılarımızı ve mutluluklarımızı.Konuşmaktansa hayal kurduk biz.Böylesi daha kolaydı.Ne ağır yenilgiler vardı hayallerimizde ne de büyük pişmanlıklar...Sustuk ve gerçek hiç bizim olamadı.Gerçek hiç benim olmadı. Ama artık ağır geliyor bu suskunluk, üzerime ördüğüm duvarlarım nefes alacak yer bırakmıyor.Kat kat artıyorlar ben sustukça.Artık böyle olamaz,korkaklık bizimkisi biliyorsun.İncinmekten korkmak.Yenilmekten korktuğumuz için hiç oynamıyoruz da.Risk almıyoruz,hiç denemiyoruz, gerçeğe ulaşmanın bütün yollarını kapatıyoruz böylelikle.Artık böyle olmamalı.Çok ağır geliyor bu yalnızlığım.Keşke bir günlüğüne ben olabilseniz ve beni anlayabilseniz.Çünkü o kadar çok anlatacak şey var ki,o kadar birikmişler var ki...Beni tam anlamıyla anlamanızı istiyorum.Ne hissettiğimi,ne düşündüğümü,hissettiklerimin ne kadar yoğun olduğunu,düşünüş şeklimi,hayata bakışımı...Keşke gelseniz ve biraz da bana beni anlatsanız,belki bende birazcık net olurum,ruhumdaki karışıklıkları çözerim belki biraz.
Gelseniz ve bana hayallerimi anlatsanız.Neden korktuğumu sorsanız bana,neden korktuğumu biliyorsunuz ama bana ne için korktuğumu sorsanız keşke.Keşke gelip biraz sevseniz beni.
Keşke biraz beni anlasalar.Gelseler ve beni sevseler.
Keşke gelip beni biraz merak etseniz.Duvarlarımdan çıkmama yardım etseniz.
Keske kendinizde boğulmasanız biraz,beni de boğmasanız kendi hayallerimde.

Thursday, 8 August 2013

Tam bir Transpotting,bathroom scene.
Denizhan'la yaşamadık demeyiz.God.
Is he going to love me or what?
Fuck you know that I'm used to these things.I can easily fuck it.