Monday, 7 May 2012

Uçmanın nasıl bir his olduğunu çok merak ediyorum 
Ve bazen camdan bakarken kendimi "uçmamak" için zor tutuyorum
Yarın sabah kalktığımda "Ah başım" demek istiyorum
Hiç demedim
Ben hiç var olmayan şeyler yaratıyorum
Belki de bir sanat yapıyorum
Muhteşem bir şey
Müzik yapmak kadar muhteşem olmasa da insana kendini iyi hissettiriyor
Ve müzik ..
Hayatımdan hiçbir zaman çıkaramayacağım tek aşkım
O olmasaydı şu anda şu ruh halinde bile olamazdım
İyi ki dinlediğim müziği dinliyorum
İyi ki bu müzik diğerlerinin aksine derin düşünmeme izin veriyor
İyi ki müzik var ve bunu demekten hiçbir zaman sıkılmayacağım
Ne dediğimin farkında olmasan bile en doğru kelimeleri seçeceğim biliyorum
Ve bütün her şeyi unutup onun dediklerini yapacağım
Ve iyi hissedeceğim
Tanıdığım insanlar artık yanımda olmasa bile yalnız hissetmeyeceğim onun varlığında
Çünkü o, onların varlığını aratmayacak
Hiçbir zaman üzmeyecek, hiçbir zaman vazgeçmeyecek benden
Diğerlerinin aksine....

Bir Sarhoşun Kelimeleri

Bir kargaşada yaşıyoruz 
Bir şarkı içinde kayboluyoruz 
Ve yaşamaya çalışıyoruz 
Saçma sapan zevklerimiz içinde 
Melodilerde ve yudumlar da kaybolmaya çalışıyoruz 
İçimizdeki olan o boşluğu doldurmak için 
Ve birinin adı geçtiği zaman her yudumda ölüyoruz 
Ve yapmasaydım keşke diyoruz
 Ben neyim? 
Yudumladığım şarapların arkasına saklanan duygularım hiçbir zaman bilinmeyecek 
Ne denebilir ki? 
Kaçmak istiyorum ve başarıyorum 
Ve her seferinden ölüyorum 
Şerefe...
Son kadehim
Keşkelerim en bulanık halleriyle beynimin içinden geçiyorlar
Hiçbir şeyi değiştiremeyecek olmak en kötüsü 
Değiştirmeyi istemeyecek olmak ve bunun için üzgün olacak olmak 
Mutluluk yoksa güzellik de yoktur 
Güzelliğin yoksa yalnızsındır...Mutluluk, güzellik..
Fizikselliğin ötesinden konuşuyorum bunları
Birisini suçlamak istersin ama beyninin bir köşesinde suçlu olanın sen olduğunu bilirsin 
Zaten hiçbir şey değişmeyecektir, kendini suçlasan da onu suçlasan da her şey aynıdır...
Başka birine iftira atmak daha kolay gelir
Melankolini içine gömer ve tüm kahkahaların içinde sessizliğine gömülürsün 
Tek bi konuşma 
Bütün güzelliğini dindirebilirmiş 
Son kadehini ona kaldırdığın için bile kızgın olursun, sonra yine aynı döngü içine dönersin 
Kızgın olunacak kişi o değil, sensindir ama başkasını suçlamak her zaman daha kolayıdır
Bana göre ikiside aynı aslında, ikisinde de hiçbir şey hissetmiyorum 
Ben artık hissedemiyorum 
Tüm durgunluğumla hayatımı başkasının gözlerinden izliyorum sanki 
Bu duyguya saplanıp kalmak berbat bir şey 
Ama çıkış yolunu ne yaparsan yap göremiyorsun 
O yoldan çıksan bile nasıl çıktığını bilemiyorsun 
Ve o kadar güvenilmez ki çıktığın anda seni yeniden içine çekebiliyor 
Ve buna karşı koyacak zamanı bile bulamıyorsun
Yine o çekici melankolinin içine giriyorsun 
Çıkamıyorsun işte
Çocukluk düşüncelerinin aksine, hep orada saklı kalıyorsun 
Hep aynı şarkıyı dinliyormuş gibi
Tekrar ve tekrar
İlk başlarda çok çekici geliyor ve isteyerek tekrarlıyorsun dinlemeyi 
Ama sonra aynı melodiler aynı notalar aynı sözler seni boğmaya başlıyor 
Ancak aynı zamanda da istemiyorsun içinden çıkmayı ..
Ve onun içinde tıkılı kalıyorsun 
Hep aynı duyguyu yaşıyorsun 
İçinden çıkamıyorsun 
Sonra başka duygulara gözün kayıyor
Ve başkalarının duygularını çalmak istiyorsun 
Bütün sahte duyguları istiyorsun 
Bütün güzelliğiyle seni bekleyen 
Ama sabretmek zorundasın 
Hep beklemek zorundasın güzel şeylerin olabilmesi için 
Her zaman beklersin 
Yazacak başka bir şeyim yok 
Bir gün kendimi serbest bırakacağım 
Ve duygularımın uçmasına izin vereceğim 
Onları seveceğim bir gün 
..Her güzel şeyin olması için beklemek gereklidir..

Sunday, 29 April 2012

Boş bir sayfaya bakmaya devam ediyorum.Düşüncelerim o kadar fazla ve hızlı ki, şu anda yazdıklarım sadece milyonlarca düşünce içinden yakalayabildiklerim. Belki de dökülmeye kendilerini o kadar kapatmışlar ki, o yüzden bu yazamayışım.Maskelerim asıl düşüncelerim olmuşlar belki de. Hayatımı ele geçirmiş olan bulanıklığı vücudumun her zerresinde hissediyorum şimdi.
Belirsizlikler çıldırtıyor ve hayatımın her anında belli belirsiz hareketler var.Paranoyak benliğimle birleşince dayanılması güç hale giriyorum.
İstemiyorum hiçbirini. "Belki de"yle ya da "Keşke"yle başlayan cümlelerimi beynimden atamıyorum.
O kadar ele geçirilmişim ki, hiçbir özgürlüğüm yok.
Dünyanın en başarılı insanı değilim
Hiçbir zaman böyle hissetmemiştim
Kendimi hiçbir zaman bir hiç gibi, bir başarısız gibi hissetmemiştim
Sırf onların doğrularına uymuyorum diye beni yargılayanlar yüzünden hepsi, hata bendeki bende omzumu silkip devam edemiyorum kendi doğrularıma.
İşte kendime kızışım da buradan patlak veriyor.
Bana bazıları çok kızgın.
Bazıları, bana en yakın olanlar.
Kendi doğrularımı sorgulayınca bazen yanılgıya düşüyorum.
Ortada o kadar çok olasılık var ki.
Bir tanesini düşünürken diğerini yakalıyorum sonra diğeri ve diğeri..Böyle sürüyor ve ben yine yerimde sayıyorum
Hiçbir zaman böyle hissetmemiştim
Hiçbir zaman başarısız hissetmemiştim kendimi
Şu anda etrafımdaki, beynim deki hatta düşüncelerim bile beni rahatsız ediyorlar.
Keşkeli cümleler her yerde.
Onları bende yargılayamam kendi bildikleri gibi davrandıkları için, onların yönünden bana baksaydım eğer bende onlar gibi düşünürdüm.
İşte kendimi sorgulamaya başladığım an, onlar gibi baktığım an en kötü hissettiğim andır.
Sıkıntılarla donatılmış bir hayatım var ve benim elimdeydi her şey
Bense sadece kendi bencilliğimden buradayım şimdi
Belkide kendimi hiçbir zaman yeterli görmedim, en iyi benken bile
Şimdi de hiçbir şey için kendimi yeterli görmüyorum ama bu sefer en iyi ben değilim
Hiçbir zaman böyle hissetmemiştim
Artık fikirlerimi bile toparlayamıyorum
Yazamadığımı ya da köreldiğimi hissediyorum
Hayır hayır hayır bu olmasın!
Derin şeyler olurmuş 
Bense sadece kaçmak isterdim 
Düzeltmektense kaçmayı seçerdim 
Sanki ortada düzeltilmeyi gerektirecek bir şey varmış gibi
İçimde yaşadığım tüm her şey ve onların narinlikleri 
Naiflikleri 
Uzaktan izlemeyi seçerdim çünkü dokunamazdım 
Belki dokunmayı da istemezdim 
Belki buna cesaret edemeyeceğimi bildiğimden denemezdim bile
Ben sadece kaçardım her nasılsa 
Melodilere sığınırdım sessizliği bastırmaları için 
Ruhumdaki yırtıkları doldurmaları için 
Belki dokunabilirdim onlara ama o kadar narinlerdi ki 
En uzak hatamda bile hemen kaçarlardı 
Onlara zarar vermemek umurumda olmazdı aslında, tek derdim kendim olurdu 
Her neyse