Monday, 16 April 2012

Çok fazla söyleyecek şey var ama şu anda yazamam
Hepsi eski , o garip telefon tutma şeklini bile özlediğim saçma sapan bir arkadaşlık yüzünden
Şimdi gidip bir sigara yakacağım
Sonra her şey aniden düzelmeye başlayacak

Friday, 13 April 2012

Aslında kendimi hiçbir zaman buraya ait hissetmedim, nerede olduysam hepsoyutladım ben kendimi. Hep "başka" geldi insanlar bana.Güldükleri o yabani şeyler şeyler beni hiçbir zaman güldürmedi aksine onlara tepeden gördüm küçük zevklerinin hoşlarına giden şeylere baktığımda.Belki de olağan suskunluğum bu yüzdendir.Ne kadar güldüysem, içimden o kadar suskundum, o kadar kızgındım kendime onlardan biriymişim davrandığımda, onlara ayak uydurduğumda.Maskelerime büründüğümde.
Bense kendi dünyamda küçük uğraşlarımla, hoşlantılarımla yaşamak isterdim.Benim bütün benliğimi sınırlayan sorumluluklardan, insanlardan, iğrençliklerden uzakta. Bazende bana ait olan tek şeyi,
ütopik dünyamı siyaha boyardım ben.Kendi aklımla kaldığımda,o beni hep suçlardı, hiçbir zaman hoş görmezdi beni.O loşlukta, kendi kendimi yapmadığım, yapmayacağım şeyler için suçlar,bütün bunlardan kendimi sorumlu tutardım.Belki de bütün sorun hata yapmama isteğimdendir.
Bir şeylere kendimi kaptırdığımda,onları çok fazla istediğimde ya da ne kadar kendimi yakın hissettiysem, onlar hiçbir zaman benim olmadıla.Çünkü onları ne kadar istediysem, o kadar riske attım kendimi.Hata yapmama kaygım sonsuz bir  telaşa, oradan da kaybetmeme neden oldu onları.Sonra, yine yalnız kaldığımda, ütopyamı biraz daha siyahla donattım.Kısır döngü, belki de içinden hiçbir zaman çıkamayacağım zaman döngüm.
Bense küçükken onlara neden böyle hissettiğimi sorduğumda "yaşındandır" dediler, şimdiyse o çıkmaz, günden güne daha da büyüyor ve farkındalığımı yok ediyor.
Bu histen hem kurtulmak istiyorum hemde onu yanımda götürmek istiyorum.Belki de küçüklüğümden beri bana sadık kalan tek şey o olduğundandır ona karşı olan bu bağlılığım.
Kendi içimde yarattığım dünyanın ne beyaza ne de siyaha bulanmasını isterdim ben.Benim kurtulamayacağım, bana ait olan tek şey büyük bir çıkmaz.Belki de ölene kadar benimle kalacak en iyi dostum o.

Şimdiyse kalabalığa karışacağım, maskelerimden bir kaçı solduysa da özenle yerlerine yenilerini koydum.Bir kaç zaman daha idare ederler belki bilirsin.
Zaman döngümü bir gün, tek bir gün onlarsız tamamlayacağım.
Sanki korkarmışcasına.

Wednesday, 14 March 2012

Özlemeye bile değer değilmiş
Bütün hakları yitirmişiz
Hep güller çizerdim ben, güller ve bir kelebek ve bir piramit
Sorulara bulanmış 
Sorulara ve sorunlara 
Ne yaparsam hiçbirine anlam veremezdim 
Sevmelisin 
Yitirmelisin 
Özlemelisin 
Ve artık özlemeye bile mecalin kalmaz
Özlemeye olan hakkını bile yitirmiş anlam veremediklerinden 
Çok uzak bir zamanda, en güzel zamanlarda, en güvenilen zamanlarda
Ay ışığı 
Şimdi geç karşıma
Ve otur
Mumları yakma çünkü yüzümü loşlukta bile görmene tahammülüm yok 
Yanlışlar var 
Anlatılmayanlar
Bizi yitirenlere sığınmışım şimdi, 
Belki de farklı olabilirdi
Şimdiki seni ve beni oluşturmuşlar olmasaydı 
Hatalarımız, belki de çoğunluğu benim, belki de senin
Neyin ne olduğu önemini yitirmiş 
Farkında bile değiliz belkide 
Bambaşkalıktan uzakta belki de
Yanlışlar olmasaydı gerçekliğini yitirmiş hayaller olmayabilirdi
 to my dearest moonlight
you'll never forgive me, I'll never forgive you
but we'll never forget what we used to have  



Tuesday, 13 March 2012

Artık yaşadığın dünyayı anlamaya çalışma
Çünkü ne kadar fazla düşünürsen o kadar fazla soruyla karşılaşacaksın
Ve bu, seni içinden çıkmak istediğin durumdan çok daha uzağa sürükleyecek
Şimdiye kadar anlayamadığın düzeni, düzene kendini kaptırmış insanları çözümlemeye uğraşma
Çünkü ilk anda yapamadıysan daha sonra da yapamayacaksın
Onlar ki müziği bile içlerinde hissedemeyen, ruhlarında eksik olanlar
Onlar seni ne kadar yargılarsa bil ki bu aslında sandığının aksine güzel bir şey
Onların hissedemeyecekleri kadar içselleştirirsin, bu güzel bir şey
"Dünyanı" sen yaratıyorsun şimdi
Çözemediğin insanları at oradan, sende yerleri yok çünkü onlar sadece aciz olanlar
Seni hissettiklerin için, onların göremediklerini gördüğün için yargılayanlar, acizler
Gökyüzünü pastel renklerin oluşturduğu bir yermiş belki de
Bir şeyleri zorla yaptırmak isteyenlerden ve zorunda olup, sana hiçbir şey katmayan aksine seni körelten yaptırımlardan uzaktaymış
Her şey mükemmel değil orada, mükemmelliğin tanımını yanlış anlamışlar için söylüyorum
Yanlış anlamışsan eğer, tek kelimesini bile anlayamayacaksın düşündüklerimin
Mükemmellik her şeyin doğru olduğu bir yer değil, yanlışlarında var olduğu bir yer
Bunları anlayabilmek ve devam etmek
Arka planda ruhunu anlatan bir sanatın olduğu yermiş
Diğerleri anlayamaz, acizler
Senin düşüncelerini seviyorum
Ve bazen "keşke" diyorsun ya, keşkelerinden biri olsaydın belki de eğer sen de acizlerden biri olacaktın
Ruhundaki dünyadasın şimdi, şikayet edebileceğin hiçbir şey yok çünkü huzurlusun
Mutluluk değil, huzurdur önemli olan
Mutluluk ve mutsuzluk, mükemmelliğin tanımını yanlış anlamış olanların yarattığı kesin çizgilerle bölünmüş olanlardır
Mutluluk geçici bir şeydir belki de anlık yaşanan hormonlar bütünüdür
Huzur ise ruhunda vardır
Tek bahsettiğim şey huzur





Bakıyorum da bir şeyler olmuş, ne bilmiyorum ama bir şey senin solmanı sağlamış
O, senin melankolini sağlamış
Eskiden rahatça olduğun bir yer sadece kapalı kaldığın bir yer olmuş
Ne bilmiyorum
İyi bir şey mi bilmiyorum
Bunu anlamak için şu andaki duygularını irdelemen gerek belki de
Nasıl hissettiğini anlayabilirmişsin gibi
Bazen birisi konuşuyor, senin dışında kimse duymuyor ve o sen değilsin "there is someone in my head but it's not me"
Bir şeylerin farkına varmışsın ve çok daha farklı bir yerdesin


The great gig in the sky çalıyor




Sunday, 11 March 2012

Küçükken bu hissin büyüdükçe geçeceğine inanırdım
Aksine bu his ben büyüdükçe daha da yayılıyor
Bütün hayatım boyunca böyle mi hissedeceğim?
Çok fazla düşünüp hiçbir şeyi dile getiremiyorum şu sıralar
Karmaşa var
Her şeye sahip olmama rağmen hepsini berbat etmekte üstüme  yok

Bazı insanlar nasıl bu kadar salak olabiliyor anlamıyorum
Kendilerine hakaret edince isyan edeceklerine sanki komik bir şey söylenmiş gibi kahkaha atıp üstüne söyleneni onaylıyorlar
Bunu nasıl ve neden yapıyorlar anlamıyorum
Tartışma çıkmasın
Ama gülümsenmesin, onaylanmasın
Söylemek istediğim ama ifade edemediğim çok şey var
İnsanlar hakkında, boktan süregelen düzen hakkında
Düzensizliğin kendisine düzen adını takmışız
Saçma çıkarlar uğruna hayatımızı bok ediyoruz ama kimse farkında değil
Saçma zevkler uğrana yaşıyoruz ve ben tahammül edemiyorum
Düzensiz düzene uymak zorundasın öyle ya da böyle
Yoksa o gerizekalı dediğin insanlar hayatını ele geçirirler
Belki de özgür olmak için bu boktanlığa katlanmak zorundayım
Özgür olmak için bütün hayatımı tutsak olarak yaşamalıyım
Kendi hücremi diğer insanlarla paylaşmamak için
Kişisel zevklerin üzerine kurulu olan bir düzendeyiz
Bana göre o kadar saçma ki
İnsanların sadece zevk almak için yaptıkları şeyler
Karşındakine aşık olmadan sadece zevk almak için yapılan seks gibi
Sadece kişisel hazlar uğruna yapılmış her şey değersiz benim için
Birlikte yaşadığım insanlardan nefret ediyorum
Duydukları saçma üzüntüler, yaşadıkları saçma salak mutluluklar
Sanki tek bir şeyde tökezleyince hiçbir şeyde başarılı olamayacakmışsın gibi
Söylemek isteyipte ifade edemediğim çok fazla şey var
Ben gidip saklanacağım
Odama gidip ışıkları kapatacağım ve o iğrençliklerin dışında olduğumu var sayacağım
Belki de o zaman kendi hücremden dışarı çıkıp farklı bir dünyada olduğumu inandırırım kendimi
Işıkları yakınca büyü bozulacak
Her zamanki gibi hayal dünyamın tutsağıyım
Keşke bir şekilde ayak uydurabilsem
Ama biliyorum, hiçbir zaman tam anlamıyla uyum sağlayamayacağım
Ya da onların hissettikleri gibi "mutluluğu" hissedemeyeceğim
Zevkler üzerine kurulmuş düşüncelerine hiçbir zaman hak veremeyeceğim
Çok farklı bir şekilde yaşamam gerekirdi
Benim düşüncelerimin temelinde de "zevk alma isteği" mi var emin değilim
Ama sanırım benimki sadece "bağımsız olma isteği"
Kendimi bir alana sıkışmış ve hiç bir şey yapamaz halde hissediyorum
Gerçek anlamda ruhuma hitap eden bir şey olmadıkça bundan kurtulamaycağım
Belki 27 yaşında bütün bunlara dayanamayıp kendimi vururum
Yaşayıp yaşamamak çok fark etmiyor

Friday, 9 March 2012

Bugün 18. yaşımın 5. günü sevgili okur
4 Mart'da o çok heyecanlı günde (!) matematik sınavına çalıştım
Oysaki ben çok daha hızlı bir doğum günü istemiştim, doğum günü kutlamam ama bu 18 yani ONSEKİZ
Hani 18 olmaya çok meraklıydım ya
Hiçbir şey değişmedi sevgili okur
Hala ben aynı ben